Yönetici Koçluğu

"Koçluk Görüşmeleri  ; danışanın arzu ettiği geleceğine / hedeflerine ulaşabilmesi için , farkındalığı arttırmaya , seçenekleri çoğaltmaya ve kişinin kendine güvenini yükseltmeye yöneliktir." Timothy Gallwey - Inner Game of Work

Koçluk , son 20 yılda hızla yayılan yönetici gelişim araçlarından biridir . En hızlı gelişen meslekler alanında , Bilişim Teknolojileri'nden sonra ikinci sıraya yerleşmiştir . Bu kadar hızla gelişip yaygınlaşan bu mesleğin tanımı ve diğer ilişkili olduğu mesleklerle olan durumunu açıklamak sektörde süregelen karışıklığı önlemeye yardımcı olacaktır . Danışman , Terapist , Eğitmen , Mentör'ün yaptığı işler " Koç"tan farklıdır .

Burada Koçluğun diğer mesleklerden farkı anlatıldıktan sonra , koçluk hakkında genel bilgiler verilecek son bölümde de Koçluk uygulamaları gösterilecektir .

Bu yazı "BEYSAD" dergisinin Mart-Nisan 2007 sayısında yer almıştır. 

Image"Eylemsiz vizyon, rüya gibidir.

Vizyonsuz eylem, boş vakit geçirmek...

Vizyonlu eylem, dünyayı değiştirir. "

İşletmelere ilk girildiğinde , çoğunlukla göz önünde bir yerde şirketin Vizyon ve Misyon'u bazen sade bazen  süslü bir çerçeve içinde asılı olduğunu görürüz ve okuruz.

Bu kısa ve öz yazı, işletme hakkında ilk ve önemli bilgileri ulaştırır .Yıllar sonra içeriğindeki detayları unutsak da  o izlenim kalıcı olarak yerleşmiştir artık.

Hepimiz işveren ve işgören olarak görev yapıyoruz , aynı zamanda işin dışında da bir hayatımız var . Peki Kişisel Vizyon , Misyon ve Hedeflerimizi hazırladık mı ?

Bu yazı "BEYSAD" dergisinin Mayıs-Haziran 2007 sayısında yer almıştır. 

Image“ En büyük zafer düşmemek değil , düştüğün zaman ayağa yeniden kalkabilmektir . “

Başarı tesadüf değildir . Başarı iyi tasarlanmış planla başlar . Gelecek yıl , geçmiş on yılda başardığınızdan daha fazlasını , böyle bir planla , gerçekleştirebilirsiniz .
Kişisel Stratejik Planlama disiplinli düşünce sürecidir . Sizin kim olduğunuz , nereden gelip nereye gittiğiniz , neyi , nasıl , ne zaman ve niçin yaptığınız bu planda belirtilir.

Bazen işler yolunda gitmediğinde ne yaparız?

Çoğu insan kendisine aşağıdaki soruları sorar:

*Problem nedir?
*Bu problem nasıl ortaya çıktı?
*Ne oldu?
*Kimi suçlayabiliriz?
*Bu kimin suçu? 

Genelde sorulan sorular bunlardır.Ancak, problem ortaya çıktığında kendimize soracağımız en iyi sorular bunlar değildir. Değil mi?

Çünkü, bu sorular problem üzerinde odaklanır ve bu da problemi artırmaktan başka bir şeye yaramaz.Bu durum, hayatımızın bir döneminde hepimizin başına gelmiştir. Değil mi? 

Daha iyi bir alternatif ne olabilir? 

Liderlikte etkili iletişim ve ilişkiler geliştirmek en az sektörel bilgi ve uzmanlık kadar önemli bir alandır. Bu eğitimin amacı masalarından ve pozisyonlarından gelen gücü kullanan, çevrelerindeki değişimi yetkilerine dayanarak gerçekleştirmeye çalışan yetkili yöneticiliğin yarattığı direnç, kızgınlık ve alınganlığın verdiği zarar yerine Etkili Liderlik becerilerinin getirdiği büyük gücü kullanmak üzere liderlik becerilerini geliştirmektir.

Üst düzey, orta düzey yöneticiler ve yöneticilik adayları belirlenen hedeflere ulaşmak için vizyon, hedefler ve değerleri aktarabilmeleri ve her kademede oluşabilecek değişime direnci, insan ilişkilerini etkin bir şekilde yönetebilmeleri gereklidir. Katılımcılar bu eğitimden sonra hem kendileri hem de çevreleri ile ilgili bireysel farkındalık kazanacaklar ve yukarıda belirtilen etkili liderlik yetkinliklerini geliştireceklerdir.

Imageİnsanların yaptıkları işleri neden yaptığı , onları neyin harekete geçirdiği , yönetim biliminin en temel sorularından biridir.

İnsanlar ne ile motive edilebilirler , görevlerini neden severek , isteyerek veya gönülsüz yaparlar ? İnsanların motivasyon stratejilerini anlamak , onları yöneten ve önderlik eden insanların anlaması ve iyi bilmesi gerekli konuların başında gelir.

Motivasyonu , “ bir kişiyi veya organizasyonu harekete geçiren veya tepki vermesini sağlayan güç , uyarı veya tepki “ olarak  tarif edebiliriz.

Motivasyon kısaca “ organizmayı harekete geçiren psikolojik uyarı , harekete geçmenin nedeni – harekete geçiren , uyaran ve etkileyen içsel süreçler -  “ dir.

Günlük yaşamımızda motivasyon “ hoşumuza gitmeyecek işleri kolayca ve zorlanmadan yapmaktır “  herkes hoşuna giden , kendisine keyif veren işleri yapar, ancak motivasyon sayesinde , gönülsüz olduğumuz işleri de yapabiliriz.

“ Zannetme , Dinle !”

Kişisel ilişkilerde , pazarlama , müzakere ve yönetimdeki en etkin yetenek DİNLEMEK tir .

Başarılı ve sürdürülebilir bir ilişki için dikkatli ve etkin dinlemek gereklidir. Oysa ki yöneticiler için yayınlanan yönetim dergi , kitap ve benzeri yayınlarda “Dinleme “ ye ayrılan payın sadece %1,5  olduğunu öğrenmek , bu konudaki eksiğimizin büyüklüğüne işaret etmektedir .

İletişimin 4 unsurundan( Okuma , yazma , konuşma ve dinleme )  biri olan dinleme, hak ettiği dikkati ve önemi görmemektedir .

Bize okumayı , yazmayı profesyonel eğitimciler öğretti . Konuşmayı öğrenirken de ailede herkes seferber oldu . Fakat hiç kimse etkin dinlemenin nasıl olacağını öğretmedi . Karşımızdakine “ Sus , dinle “ demenin , iletişime katkısı olmadığını önce aile içinde çocuklarımızdan , işletmede de çalışanlarımızdan aldığımız/alamadığımız geri dönüşlerden öğrendik .

Günlük konuşmamızda sık sık karşılaştığımız bazı cümleleri , farkında olmadan biz de kullanmaya başladığımızı fark ederiz …

“Beni çok üzdün “

“Beni hasta ediyorsun “

“Beni sevindirdin “

“ Beni mutlu ettin “

Bütün bu konuşmalarda ortak olan şey ; üzülen , hasta olan , sevinen ve mutlu olan kişinin başına gelenlerle ilgili olarak “ Bu konuda yapacağım bir şey  yok“ demesidir .

Proaktif olmak , insiyatif almak , öne çıkmak , önceden tedbirini almak olarak dilimizde de yaygın biçimde kullanılmaya başlandı . Ancak proaktif olmak sadece insiyatif değil daha da fazlası “ sorumluluk “ almaktır . Yaptıklarımız , başımıza gelenler için sorumluluk almak “Proaktif “ olmaktır . Bunun tersi de sorumluluğu başkasına bırakmaktır “ Reaktif” olmak . “Etki” ye karşı gösterdiğimiz “ Tepki” nin sorumluluğunu almak etki alanımızı genişletecektir . S. Covey Etkili İnsanların 7 Alışkanlığı adlı kitabında , birinci alışkanlık “ proaktif” olmaktır .

Bu yazı "BEYSAD" dergisinin Eylül-Ekim 2007 sayısında yer almıştır. 

ImageBaşarı Nedir?

Başarı davranışların doğru ve uygun kombinasyonunun doğal ürünüdür . Başarı ; davranışlar , hedefler , kaynaklar , beceriler , stratejiler , tutumlar , inançlar ve değerler , standartlar ve kriterler , sonuçlar ve duyguların akılcı  beyin , zihin ve ruhsal durumlarının ürünüdür .

Sadece küçük bir grup insan bilinçli veya bilinçsiz bu özelliklerin hepsini bulundurur ve başarıya ulaşır . Kalan büyük kütle ise bütün duygularını ve enerjilerini seferber ettiği halde diledikleri başarıya uzanamazlar çünkü bu özelliklerden bazıları eksiktir .

Bu özelliklerin farkında olmak , onların nasıl işlediğini anlamak , gerekli dozajı tesbit etmek ve bütün bu özellikleri bir arada kullanabilmek için niyet ve azim ön şarttır .

İnsanlar nasıl etkilenir ve ikna edilir ? Sorusu , birlikte yaşama ihtiyacı doğduğundan beri insanoğlunun cevabını aradığı en temel soruların başında olmuştur . Bu konuda doğuştan yetenekli insanların ikna – etkileme başarısı ; Herkes etkili olabilir mi ? İkna etme süreci nasıl işler ? sorularını da getirmiştir . Son yüzyılda psikoloji ve benzer disiplinler etkilemenin bilimsel temellerini araştırmışlardır . Özellikle pazarlama , müzakere ve reklamcılık gibi amacı insanları etkilemek olan sahalarda da bu araştırma sonuçlarını kullanarak etkinliklerini arttırmışlardır . Bu konuda bu güne kadar yazılmış iyi kitaplardan biri Robert B. Cialdini ‘nin yazdığı “ İnsanları Etkileme Yolları”** dır . Psikoloji Profesörü olan Cialdini ihtisas dalı olarak ikna ve etkilemeyi seçmiş ve bu konuda yaptığı araştırmalar ile diğer bilim adamlarının yaptığı araştırmaları derleyerek herkesin anlayacağı şekilde anlatmıştır .

Prepared to publish by Fotorama
Go to top